Sevgili kardeşim CB'nin harika kızı Arzum'un Cumhuriyet Mitingi'ndeki bu görüntüsünü buraya koymak istedim... Bir kaç gündür yazılanları okudukça yıllardır söyleye söyleye kendim de kendimden bıktığım "İran'da da böyle olmuş" cümlesi aklıma geliyor... Çığırtkanlık yaptım diye kendimi suçlayacağım neredeyse... Ne yapabilirdik de neyi eksik yaptık? İşimizle gücümüzle uğraşırken vatan elden mi gitti? Mustafa Kemal bize bakıp utanıyor mudur bizden diye üzülüyorum... Bilmiyorum... Ne desem artık bilmiyorum... Ne söylesem boş boş konuşuyormuşum gibi geliyor... Bu konu kontrolümüzden çıktı gidiyor. Allah hakkımızda hayırlısı versin diyebiliyorum ancak. :((
Sıradan bir kadının yaşamı, gitiği yerler, günlük düşünceleri, hayata bakışı, rahatsız oldukları, mutlu oldukları, çevresindeki insanlar, merak ettikleri, ilgilendikleri vs. vs. vs.
17 Nisan 2007 Salı
Arzum Cumhuriyet Mitinginde...
Sevgili kardeşim CB'nin harika kızı Arzum'un Cumhuriyet Mitingi'ndeki bu görüntüsünü buraya koymak istedim... Bir kaç gündür yazılanları okudukça yıllardır söyleye söyleye kendim de kendimden bıktığım "İran'da da böyle olmuş" cümlesi aklıma geliyor... Çığırtkanlık yaptım diye kendimi suçlayacağım neredeyse... Ne yapabilirdik de neyi eksik yaptık? İşimizle gücümüzle uğraşırken vatan elden mi gitti? Mustafa Kemal bize bakıp utanıyor mudur bizden diye üzülüyorum... Bilmiyorum... Ne desem artık bilmiyorum... Ne söylesem boş boş konuşuyormuşum gibi geliyor... Bu konu kontrolümüzden çıktı gidiyor. Allah hakkımızda hayırlısı versin diyebiliyorum ancak. :((
16 Nisan 2007 Pazartesi
1001dilek.com
www.1001dilek.com adresine girip bir çocuğun dileğini gerçekleştirebiliriz. Deniz Feneri Derneğinin bir aktivitesi. Bence süper...
13 Nisan 2007 Cuma
Kısa Kısa 13 Nisan 2007
Bugün 13. gün ve Cuma... Bu meşhur mit ile ilgili bir çok açıklama var. ZÜ'nün bana yılbaşı hediyesi olarak aldığı "Cadı Ajandası'nda (ki ben onu günün önemli 3 olayını yazdığım bir günlük olarak kullanıyorum) güzel bir açıklama vardı. Onu akşam buraya yazacağım...
Öğlen ZÜ ile Ortaköy'de Safir'de yemek yedik. Güzel bir yemekti. Ruyan'ın verdiği elektronik puro'yu da içtim. Süper bir alet. Sigarayı bıraktığımdan beri içimde oluşan eziklik hissini çok iyi bastırıyor. Sigarası da daha da güzel üstelik...
İçimdeki sıkıntı hala geçmiş değil. Ama Londra'ya gidince geçecek bence... :)
Yapı Kredi Sigorta ile kavga ettim. Bana ulaşamamışlar!!! Uzay çağında bana ulaşamamış olmalarını kabul etmekte çok zorlanıyorum. Üstelik cep telefonum kendilerinde olduğun halde! Bütün finans kuruluşları ile aram kötü, anlaşamıyoruz kendileri ile. Ben müşteri ilişkilerinden onların anladığından çok farklı bir şey anlıyorum bence...
Öğlen ZÜ ile Ortaköy'de Safir'de yemek yedik. Güzel bir yemekti. Ruyan'ın verdiği elektronik puro'yu da içtim. Süper bir alet. Sigarayı bıraktığımdan beri içimde oluşan eziklik hissini çok iyi bastırıyor. Sigarası da daha da güzel üstelik...
İçimdeki sıkıntı hala geçmiş değil. Ama Londra'ya gidince geçecek bence... :)
Yapı Kredi Sigorta ile kavga ettim. Bana ulaşamamışlar!!! Uzay çağında bana ulaşamamış olmalarını kabul etmekte çok zorlanıyorum. Üstelik cep telefonum kendilerinde olduğun halde! Bütün finans kuruluşları ile aram kötü, anlaşamıyoruz kendileri ile. Ben müşteri ilişkilerinden onların anladığından çok farklı bir şey anlıyorum bence...
12 Nisan 2007 Perşembe
1 hafta kaldı...
Biletimi aldım... Advantage Card puanlarımla bedavaya hem de. :))) Vizemi de aldım... 1 hafta sonra yarın sabah 08:05'te kalkacak uçakla ver elini Londra... MH (sağolsun) konser, müzikal biletlerini aldı, beni bekliyor... Çok mutluyum. Son senelerin en güzel 23 Nisan tatili olacak... Londra hayatımın 2 yılını geçirdiğim için bende ayrı bir yeri olan bir şehir. Ve de Nisan sonu çok güzeldir... :)) Resimdeki Camden Town. Benim en sevdiğim yerlerden biridir. Burası aslında açık pazar gibi bir yer. Her tür ıvır zıvır bulunur. Pubları güzeldir. Haa, bir de hala bir çok punk vardır. Güzel bir yer yani... Yine dönünce daha aktüel bilgiler yazarım. Ne de olsa 4 yıl oldu en son gittiğimden bu yana...
8 Nisan 2007 Pazar
Yüksek Sadakat ve Salsanat...
Cuma akşamı EE ile Yüksek Sadakat'i dinlemeye gittik. Yüksek Sadakat [utanarak söylüyorum] benim adını hep duyduğum ama çok geç keşfettiğim bir grup ve son dönemde Gripin ile birlikte favorilerim arasında girdiler. Hele de "Aklımın iplerini saldım" muhteşem, derin sözleri ile çok sevdiğim bir parça... Kafile, Döneceksin diye söz ver gibi başka çok başarılı parçalar da var. Parçaların hepsi grubun bas gitaristi Kutlu Özmakineci'nin, hem sözleri hem de müzikleri. O kadar alçakgönüllü tavırları var ki, helal olsun diyor insan. Grubun sahnesi de çok iyi, elektrikleri çok olumlu. Sonuçta çok çok beğendik ve çok mutlu olduk Cuma akşamı. Buraya koyduğum fotoğrafı ben çekmedim ne yazık ki. O gece fotoğraf makinemi yanıma almayı unutmuşum!? Bu fotoğraf web sitelerinden. www.yukseksadakat.com, ayrıca myspace'deki sayfaları da güzel. Bu arada Salsanat'da iyi mekan. www.salsanat.com. Çok beğendim, çok düzgün. Hemen YKB Kültür Merkezi'nin karşısında.
3 Nisan 2007 Salı
HG'nin kareleri...
22 Mart 2007 Perşembe
Doğum Günüm...
Doğum günüm süper geçti bu yıl... 3 gün 3 gece kutladık hatta... Pazartesi akşamı annem, EE ve onun annesi yemeğe gittik. Yemekler çok güzel olduğu gibi biz de formumuzdaydık. Çok eğlendik. Garsonlar söylediğimiz hiç bir şeyi anlamadılar. Annem her zamanki kraliçeliği ile onları hizaya getirmek için bayağı mücadele verdi. Salı günü çok yoğun bir gündü benim için çünkü dün önemli bir sunum vardı. Akşam da Osmanlıca kursuna gittim oradan da eve ama saat daha 12 olmadan sağolsun arkadaşlarım telefon ve msn'le kutlamaya başladı. Çok güzeldi. Dün de, sabahtan annem bu harika çiçeklerle (turuncuya da bayılırım) doğumgünümü kutladı, sonra da yine herkes aradı, akşam da Bebek'te Catz'e gittik. (Eski Cats&Dogs olmuş Catz. Ama çok sevdim, çok güzel olmuş, yemekler süperdi) AG yine her zamanki gibi bizi yıktı geçti. Ve her zamanki gibi yine en önemli konumuz EE'nin maceraları idi. :))) Daha bir de yarın akşam var. Yarın akşam Kadıköy grubu olarak ND, ben, başka bir arkadaşımız ve küçük EE'nin peşpeşe doğum günlerimizi kutlamak için organizasyon yapıyoruz. Artık daha ne olsun yani, bu sene doğumgünüm süper geçti canım... Her açıdan. :)))21 Mart 2007 Çarşamba
21 Mart 1969'un Hürriyet'i...
20 Mart 2007 Salı
Aklıma geldi...
Bir zamanlar şöyle bir yazı görmüştüm... O anda acaip geyik gelmişti... :)
"Bak! Sende karar kılarsam... Canın yanar... Ben yanarım... Yanarız..."
Aklıma geldi, nereden nereye...
"Bak! Sende karar kılarsam... Canın yanar... Ben yanarım... Yanarız..."
Aklıma geldi, nereden nereye...
18 Mart 2007 Pazar
Bu haftasonu suya düştü...
Bu haftasonu için ne güzel hayallerim vardı. Hepsi suya düştü. Midem geçici olarak servis dışı hale geldi, ateşim 40'a dayandı, vücudumdaki enerji sıfırlandı. Kolum kanadım kırıldı. Dün o muhteşem güzel havada, ben evde, perdeler kapalı, inleyip durdum. 7 yaşından beri böyle hastalanmamıştım sanırım... Bu kadar güçsüz düşmemiştim. Neyse şimdi kendimi çok daha iyi hissediyorum. Ama yeterli değil tabii. Hala iyi değilim. Hiç hoşlanmıyorum hasta olmaktan, hiç!
15 Mart 2007 Perşembe
Nihayet güzel bir gün...
Nihayet güneş açtı. Evet... Son 3 gün çok çok çok kötü geçmiş olabilir.
Ama bugün yeni bir gün... Ve güneş açtı. Ve bizim tayfa öğlen yemeğine geliyor ve MH geldi İngiltere'den ve davulum var ve dünkü konkuru kazandık ve sabah denizin kokusunu koklayabildim vapurda ve dün gece yarısı en yakın arkadaşlarımdan biri aradı, hissetmiş gibi ve yeni kalemler aldım ve yarınki sunum da yoluna girdi sanki ve akşam içmeye gideceğiz dostlarla ve ve ve... Hiç bir şey göründüğü kadar kötü olamaz. Ve her şeyin de vardır bir çaresi. Üstelik güneş de var bugün... :)))
Ama bugün yeni bir gün... Ve güneş açtı. Ve bizim tayfa öğlen yemeğine geliyor ve MH geldi İngiltere'den ve davulum var ve dünkü konkuru kazandık ve sabah denizin kokusunu koklayabildim vapurda ve dün gece yarısı en yakın arkadaşlarımdan biri aradı, hissetmiş gibi ve yeni kalemler aldım ve yarınki sunum da yoluna girdi sanki ve akşam içmeye gideceğiz dostlarla ve ve ve... Hiç bir şey göründüğü kadar kötü olamaz. Ve her şeyin de vardır bir çaresi. Üstelik güneş de var bugün... :)))
13 Mart 2007 Salı
Sabah İstanbul...
Neurosis Band
Myspace'den takip edin, süper güzel müzik yapıyorlar. Ben çok tuttum...
http://www.myspace.com/neurosisband
http://www.myspace.com/neurosisband
12 Mart 2007 Pazartesi
Yaşasın davulum oldu... :)
Evet dün elektro-davulum geldi ve kuruldu. Daha doğrusu TK sağolsun geldi ve şipşak halletti onu. Ama çok kolaymış, dolayısı ile ben de yapabilirmişim, tabii 3 katı sürede. :))Onu, sadece benim olması için yatak odama yerleştirdim. :) Dün akşam çalmaktan çok kendisini hayran hayran seyretmek ve kabloları düzeltmekle geçti. Annem de "ayol bu hiç ses çıkarmayacaktı hanii?" diye isyan etti, bol bol da niye gitar ya da mandolin çalan bir kızım olmadı diye mızmızlandı ama ciddiye almadım onu tabii, malum artık çok geç. Sadece teselli olsun diye mandolin olmasa bile gitar ve piyano da çalmaya niyetli olduğumu ifade ettim kendisine...
Her neyse... Bundan sonra çok daha sıkı çalışacağım ve umarım yaz sonuna artık doğru düzgün çalan bir davulcu olabileceğim, artık bir bahane kalmadı... Çok mutluyum. :))))
11 Mart 2007 Pazar
Günün Sözü...
Mavi yakalılar dahil her düzeydeki çalışanın, şirketin çalışmak için gerçekten iyi bir yer olduğuna inanmasını sağlamak amacıyla gerçekçi, bilinçli ve sürekli bir çaba sarf edilmelidir.
Philip A. Fisher
Sıradan Hisseler Sıradışı Karlar, Scala Yayıncılık
Philip A. Fisher
Sıradan Hisseler Sıradışı Karlar, Scala Yayıncılık
10 Mart 2007 Cumartesi
Mavi Gözlü Dev 2...
Dün akşam filmi seyredince, aşkım depreşti. Normalde evde her zaman el altında Nazım Hikmet kitapları gezer ama birkaç aydır açıp karıştırmadığımı farkettim ve kendisinden biraz da özür dilercesine, hayatta en sevdiğim şiirini buraya koymak istedim...
Seviyorum Seni
Seviyorum seni
ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
Ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
Seviyorum seni
denizi ilk defa uçakla geçer gibi
İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldayan birşeyler gibi
Seviyorum seni
Yaşıyoruz çok şükür der gibi.
Seviyorum Seni
Seviyorum seni
ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
Ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
Seviyorum seni
denizi ilk defa uçakla geçer gibi
İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldayan birşeyler gibi
Seviyorum seni
Yaşıyoruz çok şükür der gibi.
Sigarayı bırakmak...
Bugün sigarayı bırakmamın 14. günü... 14 günün ilk bir kaç günü çok rahat geçti. Kendimle çok gurur duyuyordum çünkü. Ondan sonra zorlanmaya başladım... 10. günden sonra, sevdiği adamın terkettiğini kabul etmek zorunda kalan bir kadın gibi bir hüzün çöktü içime... Şimdi içimde bir burukluk var, hala geçmiyor. Ama alışıyorum onsuzluğa... Sabahları ağzımın içinde korkunç bir tadla uyanmamak, üzerime sinen o ağır kokudan kurtulmak, ona bağımlı olmamak o kadar güzel ki. Hep ona zaman ayırmak zorunda kalıyordum; şimdi, o zaman artık benim. Günde 15 kereden 5'er dakika desek ki daha fazladır; kendime ayıracak ekstra zamanım var. Sigarasız mutluyum... Ama onu hala çok seviyorum. :))) Keşke bana bu kadar çok zarar vermeseydi, bu kadar pis kokmasaydı, beni bu kadar üzmeseydi de hep birlikte olabilseydik!
Mavi Gözlü Dev...
Bu akşam ND ile birlikte "Mavi Gözlü Dev"e gittik. Ne yazık ki hayal kırıklığı oldu benim için. Benim Nazım Hikmet'imi bulamadım. Duyguları eksikti, renkleri yanlıştı, şiirlerini okuyuş biçimi kendisi değildi. Karakterinin gücü, karizması mı desem, bir şeyleri eksikti. Bilmem ki... Birçok şey işte. Eleştirmek çok kolay elbette... Biket İlhan'ın çabasını yürekten takdir ediyorum. Yapılan işe saygım sonsuz. Ama seyirci gözüyle, üzgünüm, olmamış. :((
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



.jpg)