Doğum günüm süper geçti bu yıl... 3 gün 3 gece kutladık hatta... Pazartesi akşamı annem, EE ve onun annesi yemeğe gittik. Yemekler çok güzel olduğu gibi biz de formumuzdaydık. Çok eğlendik. Garsonlar söylediğimiz hiç bir şeyi anlamadılar. Annem her zamanki kraliçeliği ile onları hizaya getirmek için bayağı mücadele verdi. Salı günü çok yoğun bir gündü benim için çünkü dün önemli bir sunum vardı. Akşam da Osmanlıca kursuna gittim oradan da eve ama saat daha 12 olmadan sağolsun arkadaşlarım telefon ve msn'le kutlamaya başladı. Çok güzeldi. Dün de, sabahtan annem bu harika çiçeklerle (turuncuya da bayılırım) doğumgünümü kutladı, sonra da yine herkes aradı, akşam da Bebek'te Catz'e gittik. (Eski Cats&Dogs olmuş Catz. Ama çok sevdim, çok güzel olmuş, yemekler süperdi) AG yine her zamanki gibi bizi yıktı geçti. Ve her zamanki gibi yine en önemli konumuz EE'nin maceraları idi. :))) Daha bir de yarın akşam var. Yarın akşam Kadıköy grubu olarak ND, ben, başka bir arkadaşımız ve küçük EE'nin peşpeşe doğum günlerimizi kutlamak için organizasyon yapıyoruz. Artık daha ne olsun yani, bu sene doğumgünüm süper geçti canım... Her açıdan. :)))Sıradan bir kadının yaşamı, gitiği yerler, günlük düşünceleri, hayata bakışı, rahatsız oldukları, mutlu oldukları, çevresindeki insanlar, merak ettikleri, ilgilendikleri vs. vs. vs.
22 Mart 2007 Perşembe
Doğum Günüm...
Doğum günüm süper geçti bu yıl... 3 gün 3 gece kutladık hatta... Pazartesi akşamı annem, EE ve onun annesi yemeğe gittik. Yemekler çok güzel olduğu gibi biz de formumuzdaydık. Çok eğlendik. Garsonlar söylediğimiz hiç bir şeyi anlamadılar. Annem her zamanki kraliçeliği ile onları hizaya getirmek için bayağı mücadele verdi. Salı günü çok yoğun bir gündü benim için çünkü dün önemli bir sunum vardı. Akşam da Osmanlıca kursuna gittim oradan da eve ama saat daha 12 olmadan sağolsun arkadaşlarım telefon ve msn'le kutlamaya başladı. Çok güzeldi. Dün de, sabahtan annem bu harika çiçeklerle (turuncuya da bayılırım) doğumgünümü kutladı, sonra da yine herkes aradı, akşam da Bebek'te Catz'e gittik. (Eski Cats&Dogs olmuş Catz. Ama çok sevdim, çok güzel olmuş, yemekler süperdi) AG yine her zamanki gibi bizi yıktı geçti. Ve her zamanki gibi yine en önemli konumuz EE'nin maceraları idi. :))) Daha bir de yarın akşam var. Yarın akşam Kadıköy grubu olarak ND, ben, başka bir arkadaşımız ve küçük EE'nin peşpeşe doğum günlerimizi kutlamak için organizasyon yapıyoruz. Artık daha ne olsun yani, bu sene doğumgünüm süper geçti canım... Her açıdan. :)))21 Mart 2007 Çarşamba
21 Mart 1969'un Hürriyet'i...
20 Mart 2007 Salı
Aklıma geldi...
Bir zamanlar şöyle bir yazı görmüştüm... O anda acaip geyik gelmişti... :)
"Bak! Sende karar kılarsam... Canın yanar... Ben yanarım... Yanarız..."
Aklıma geldi, nereden nereye...
"Bak! Sende karar kılarsam... Canın yanar... Ben yanarım... Yanarız..."
Aklıma geldi, nereden nereye...
18 Mart 2007 Pazar
Bu haftasonu suya düştü...
Bu haftasonu için ne güzel hayallerim vardı. Hepsi suya düştü. Midem geçici olarak servis dışı hale geldi, ateşim 40'a dayandı, vücudumdaki enerji sıfırlandı. Kolum kanadım kırıldı. Dün o muhteşem güzel havada, ben evde, perdeler kapalı, inleyip durdum. 7 yaşından beri böyle hastalanmamıştım sanırım... Bu kadar güçsüz düşmemiştim. Neyse şimdi kendimi çok daha iyi hissediyorum. Ama yeterli değil tabii. Hala iyi değilim. Hiç hoşlanmıyorum hasta olmaktan, hiç!
15 Mart 2007 Perşembe
Nihayet güzel bir gün...
Nihayet güneş açtı. Evet... Son 3 gün çok çok çok kötü geçmiş olabilir.
Ama bugün yeni bir gün... Ve güneş açtı. Ve bizim tayfa öğlen yemeğine geliyor ve MH geldi İngiltere'den ve davulum var ve dünkü konkuru kazandık ve sabah denizin kokusunu koklayabildim vapurda ve dün gece yarısı en yakın arkadaşlarımdan biri aradı, hissetmiş gibi ve yeni kalemler aldım ve yarınki sunum da yoluna girdi sanki ve akşam içmeye gideceğiz dostlarla ve ve ve... Hiç bir şey göründüğü kadar kötü olamaz. Ve her şeyin de vardır bir çaresi. Üstelik güneş de var bugün... :)))
Ama bugün yeni bir gün... Ve güneş açtı. Ve bizim tayfa öğlen yemeğine geliyor ve MH geldi İngiltere'den ve davulum var ve dünkü konkuru kazandık ve sabah denizin kokusunu koklayabildim vapurda ve dün gece yarısı en yakın arkadaşlarımdan biri aradı, hissetmiş gibi ve yeni kalemler aldım ve yarınki sunum da yoluna girdi sanki ve akşam içmeye gideceğiz dostlarla ve ve ve... Hiç bir şey göründüğü kadar kötü olamaz. Ve her şeyin de vardır bir çaresi. Üstelik güneş de var bugün... :)))
13 Mart 2007 Salı
Sabah İstanbul...
Neurosis Band
Myspace'den takip edin, süper güzel müzik yapıyorlar. Ben çok tuttum...
http://www.myspace.com/neurosisband
http://www.myspace.com/neurosisband
12 Mart 2007 Pazartesi
Yaşasın davulum oldu... :)
Evet dün elektro-davulum geldi ve kuruldu. Daha doğrusu TK sağolsun geldi ve şipşak halletti onu. Ama çok kolaymış, dolayısı ile ben de yapabilirmişim, tabii 3 katı sürede. :))Onu, sadece benim olması için yatak odama yerleştirdim. :) Dün akşam çalmaktan çok kendisini hayran hayran seyretmek ve kabloları düzeltmekle geçti. Annem de "ayol bu hiç ses çıkarmayacaktı hanii?" diye isyan etti, bol bol da niye gitar ya da mandolin çalan bir kızım olmadı diye mızmızlandı ama ciddiye almadım onu tabii, malum artık çok geç. Sadece teselli olsun diye mandolin olmasa bile gitar ve piyano da çalmaya niyetli olduğumu ifade ettim kendisine...
Her neyse... Bundan sonra çok daha sıkı çalışacağım ve umarım yaz sonuna artık doğru düzgün çalan bir davulcu olabileceğim, artık bir bahane kalmadı... Çok mutluyum. :))))
11 Mart 2007 Pazar
Günün Sözü...
Mavi yakalılar dahil her düzeydeki çalışanın, şirketin çalışmak için gerçekten iyi bir yer olduğuna inanmasını sağlamak amacıyla gerçekçi, bilinçli ve sürekli bir çaba sarf edilmelidir.
Philip A. Fisher
Sıradan Hisseler Sıradışı Karlar, Scala Yayıncılık
Philip A. Fisher
Sıradan Hisseler Sıradışı Karlar, Scala Yayıncılık
10 Mart 2007 Cumartesi
Mavi Gözlü Dev 2...
Dün akşam filmi seyredince, aşkım depreşti. Normalde evde her zaman el altında Nazım Hikmet kitapları gezer ama birkaç aydır açıp karıştırmadığımı farkettim ve kendisinden biraz da özür dilercesine, hayatta en sevdiğim şiirini buraya koymak istedim...
Seviyorum Seni
Seviyorum seni
ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
Ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
Seviyorum seni
denizi ilk defa uçakla geçer gibi
İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldayan birşeyler gibi
Seviyorum seni
Yaşıyoruz çok şükür der gibi.
Seviyorum Seni
Seviyorum seni
ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
Ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
Seviyorum seni
denizi ilk defa uçakla geçer gibi
İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldayan birşeyler gibi
Seviyorum seni
Yaşıyoruz çok şükür der gibi.
Sigarayı bırakmak...
Bugün sigarayı bırakmamın 14. günü... 14 günün ilk bir kaç günü çok rahat geçti. Kendimle çok gurur duyuyordum çünkü. Ondan sonra zorlanmaya başladım... 10. günden sonra, sevdiği adamın terkettiğini kabul etmek zorunda kalan bir kadın gibi bir hüzün çöktü içime... Şimdi içimde bir burukluk var, hala geçmiyor. Ama alışıyorum onsuzluğa... Sabahları ağzımın içinde korkunç bir tadla uyanmamak, üzerime sinen o ağır kokudan kurtulmak, ona bağımlı olmamak o kadar güzel ki. Hep ona zaman ayırmak zorunda kalıyordum; şimdi, o zaman artık benim. Günde 15 kereden 5'er dakika desek ki daha fazladır; kendime ayıracak ekstra zamanım var. Sigarasız mutluyum... Ama onu hala çok seviyorum. :))) Keşke bana bu kadar çok zarar vermeseydi, bu kadar pis kokmasaydı, beni bu kadar üzmeseydi de hep birlikte olabilseydik!
Mavi Gözlü Dev...
Bu akşam ND ile birlikte "Mavi Gözlü Dev"e gittik. Ne yazık ki hayal kırıklığı oldu benim için. Benim Nazım Hikmet'imi bulamadım. Duyguları eksikti, renkleri yanlıştı, şiirlerini okuyuş biçimi kendisi değildi. Karakterinin gücü, karizması mı desem, bir şeyleri eksikti. Bilmem ki... Birçok şey işte. Eleştirmek çok kolay elbette... Biket İlhan'ın çabasını yürekten takdir ediyorum. Yapılan işe saygım sonsuz. Ama seyirci gözüyle, üzgünüm, olmamış. :((
16 Şubat 2007 Cuma
Günün Yemeği
Öğlen ZÜ ile Ortaköy'de Sedir'e gidip yemek yedik... Yarım domatese saplanmış 6 adet çubuk üzerinde çöp şiş!! yedim. Lezzetliydi de komik derecede azdı yani... :)
Akşam ise program süper... ND ve EE (küçük olan) ile bolonez soslu makarna yapacağız. Bunu yaptığımızda genelde (ayıptır söylemesi) hayvani derecede çok fazla oluyor ve MD sağolsun bizden daha az yiyen bir adam olduğu için, e EE de küçük zaten, hepsini ND ve ben yiyoruz. Maaşallah! :)))) Sonra zaten geleneksel kahve-likör-sigara üçlüsü var ki o da en süper an oluyor bütün bunların üzerine... Daha da sonra kendimizi barlar sokağına atardık ama EE yarın seyahate gittiğinden erken kaçacak, ND hayatta evden çıkmaz, bence. Bakalım... Zorlayacağız. :)
Akşam ise program süper... ND ve EE (küçük olan) ile bolonez soslu makarna yapacağız. Bunu yaptığımızda genelde (ayıptır söylemesi) hayvani derecede çok fazla oluyor ve MD sağolsun bizden daha az yiyen bir adam olduğu için, e EE de küçük zaten, hepsini ND ve ben yiyoruz. Maaşallah! :)))) Sonra zaten geleneksel kahve-likör-sigara üçlüsü var ki o da en süper an oluyor bütün bunların üzerine... Daha da sonra kendimizi barlar sokağına atardık ama EE yarın seyahate gittiğinden erken kaçacak, ND hayatta evden çıkmaz, bence. Bakalım... Zorlayacağız. :)
14 Şubat 2007 Çarşamba
Günün Sözü...
"Good is the enemy of excellence"...
Bu sözleri bize yıllarca "mükemmel, iyinin düşmanıdır" diye bellettiler. Şimdi anlıyorum ki, tam tersi; "iyi mükemmelin düşmanıdır". Bunun üzerinde düşünmek gerek...
Bu sözleri bize yıllarca "mükemmel, iyinin düşmanıdır" diye bellettiler. Şimdi anlıyorum ki, tam tersi; "iyi mükemmelin düşmanıdır". Bunun üzerinde düşünmek gerek...
Bu Sevgililer Günü Beni Öldürecek...
Bu, sevgililer günü geyiği, beni öldürecek.
Bir reklamcı olarak bunu söylemem pek hoş değil biliyorum ama profesyonel değil de, tüketici gözü ile bakmaya çalıştığımda, özellikle şu kalpli malpli yatak çarşaflarının yapılması ve de kocaman ilanlar yayınlanması bana batıyor. Bunları kim alıyor allah aşkına. Alan varsa kızmasın ne olur!.
Bir de seri ilan sayfalarında çıkan ilanlar ayrı bir alem... Bugünküleri okurken, elimizde olmadan çok güldük sabah ajansta. Aşk ve sevgiye saygısı olmayan bir insan gibi görünmek istemem ve de hatta tam tersi de, pek saçma değil mi allah aşkına?
Ne bileyim... Belki de haksızlık ediyorum. Belki de ben duyguların böyle ayağa düşüp, beylik laflarla söylenmesine çok sıcak bakmıyorum. (Bir tane ilanda; "gülü bir gün, seni her gün, gülü soluncaya, seni ölünceye dek seviyorum" şiiri vardı!!!)
Zaten de beni ilgilendirmez. Herkes sevgisini istediği gibi ve de istediği gün anlatsın. Değil mi ama? İsterse bir gün 10 tane çiçek alsın, kalan bütün günler dayak atsın... !!!
Ama duygularım bunlar. Eh burası da duygularımı dile getirdiğim yer olduğuna göre...
Yani, yapacak bir şey yok. :)))
Bir reklamcı olarak bunu söylemem pek hoş değil biliyorum ama profesyonel değil de, tüketici gözü ile bakmaya çalıştığımda, özellikle şu kalpli malpli yatak çarşaflarının yapılması ve de kocaman ilanlar yayınlanması bana batıyor. Bunları kim alıyor allah aşkına. Alan varsa kızmasın ne olur!.
Bir de seri ilan sayfalarında çıkan ilanlar ayrı bir alem... Bugünküleri okurken, elimizde olmadan çok güldük sabah ajansta. Aşk ve sevgiye saygısı olmayan bir insan gibi görünmek istemem ve de hatta tam tersi de, pek saçma değil mi allah aşkına?
Ne bileyim... Belki de haksızlık ediyorum. Belki de ben duyguların böyle ayağa düşüp, beylik laflarla söylenmesine çok sıcak bakmıyorum. (Bir tane ilanda; "gülü bir gün, seni her gün, gülü soluncaya, seni ölünceye dek seviyorum" şiiri vardı!!!)
Zaten de beni ilgilendirmez. Herkes sevgisini istediği gibi ve de istediği gün anlatsın. Değil mi ama? İsterse bir gün 10 tane çiçek alsın, kalan bütün günler dayak atsın... !!!
Ama duygularım bunlar. Eh burası da duygularımı dile getirdiğim yer olduğuna göre...
Yani, yapacak bir şey yok. :)))
13 Şubat 2007 Salı
EE 35 yaşında... deermişiimm...
Değil tabii, hiç olur mu? EE (büyük olan) (mecazi manada büyük tabii) hiç 35 olur mu?Geçen Cuma akşamı, onun yeni yaşını kutlamak için bütün ekip Pucci'ye gittik. Biz, HG ile aşırı erken giderek rekor kırdık, arkasından ZA ve erkek arkadaşı geldiler. 8'de buluşacaktık, EE (daha önce de yazdığım gibi) yine geç geldi tabii, yanılmıyorsam 9,5'u geçiyordu... Neyse güzel bir geceydi, bol güldük, bol eğlendik... Eski dostlar bir araya geldi. EE geceyi erken terketti ama nedenini buraya yazmayacağım... :) Kızar yoksa... :))) Neyse ben fotoğrafları ancak indirebildim o yüzden buraya koymakta da geciktim. EE'nin işleri zaten hep böyledir. Geç olur... Ama neyse canım, geç olsun da güç olmasın... İyi ki doğdun... Çok yaşa, iyi yaşa!
10 Şubat 2007 Cumartesi
İyi ki Lazlar var...
Ne kadar şanslı olduğumuzu bir türlü takdir edemiyoruz... Her biri mükemmel bir çok şeyin katılarak pişirildiği çok ama çok lezzetli bir çorbaya benzeyen bir kültürümüz var. Geçen gün, hangi gazete unuttum, bir haber vardı. 1 saat buna güldük... Haber şöyle: Bir Karadenizli vatandaşımız gecenin bir yarısı dayısını arar. "Ben kaza yaptım, uçuruma yuvarlandım, ölüyorum, yetiş" der. Dayısı polisi ayağa kaldırır. 1 helikopter, 1 ambulans, 80!!! jandarma, bir sürü polis olay yerine gider. Bakarlar, araba ya da kaza yok! Araştırırlar, koşuştururlar, hiç bir şey yok. Sonra vatandaşı ararlar, kendisi evde çay içip TV seyretmektedir. Dayısına bir şaka!!! yapmıştır... Yaaaa!!! Ben buna ne diyeyim artık yaa... Canım benim, eşşek oğlu eşşek şakası yapmış. Sanırım polis arkadaşlar kendisine saygılarını sunmuşlardır. Seviyorum ben Karadenizlileri ama... Bence süper insanlar... :)))
İstanbul Sözlüğü...
Bugün Sabah'ta yazıyordu... http://www.gazeteistanbul.com/istanbulSozlugu.aspx adresinde bir İstanbul Sözlüğü oluşturuluyor. Hedef 1 milyon maddeymiş ki bence hepimiz katılırsak çok daha da fazla madde olabilir. Ben hemen iki madde girdim bile. :) Şehrimizin değerini bilelim ne olur, gerçekten dünyanın en güzel şehrinde yaşıyoruz, tadını çıkarmalıyız.
4 Şubat 2007 Pazar
Yarışma
Bugün Cumhuriyet'in baş sayfasında Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın bir şiiri vardı. Unutmuşum bu şiiri, kimbilir kaç yıl olmuştur okumayalı...
Yarışma
Akların yarışmasını yaptılar
Tanrı katında
Dediler en güzeldir ne ki ak
Katıldı bulutlar melekler yatırlar
Yıkanmış çamaşırlar bile katıldı
Bin kuş katıldı
Kartal leylek martı güvercin...
Bin teki ak
Nasıldı deniz
Nerelere uzanıyordu ses
Niye yaşıyorlardı kim
Niçindiler?
Birinci seçildi nelerden sonra
Bir körün ellerindeki ak
Yarışma
Akların yarışmasını yaptılar
Tanrı katında
Dediler en güzeldir ne ki ak
Katıldı bulutlar melekler yatırlar
Yıkanmış çamaşırlar bile katıldı
Bin kuş katıldı
Kartal leylek martı güvercin...
Bin teki ak
Nasıldı deniz
Nerelere uzanıyordu ses
Niye yaşıyorlardı kim
Niçindiler?
Birinci seçildi nelerden sonra
Bir körün ellerindeki ak
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


.jpg)