VD'nin şiirleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
VD'nin şiirleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ağustos 2007 Salı

VD'nin şiirleri...

"Lane Moje" adlı şarkının üzerine yazılmış sözler bunlar...
Dinlemek isteyenler için; http://www.youtube.com/watch?v=ByJ3eeBsktw
Ben çok etkilendim, bence muhteşem sözler...

yatakta kal küçük kız
büyümedin o kadar
dışarısı senden büyük, kanatsız çıkamazsın
uçmana çok vakit var

süt ve ekmek kokuyor
hayat parmaklarında
pamuktan hafif kalbin
bu acıya dayanmaz
terlemişsin küçük kız
hayat avuçlarında
sıkıntını bana ver
böyle terli durulmaz

uzansan yetişmiyor
ayak parmaklarında
camlardan kırık kalbin
bu acıya dayanmaz
ağlamışsın küçük kız
düşmüş avuçlarıma
sıkıntını bana ver
ve ne olur gül biraz
ve ne olur gül biraz

30 Temmuz 2007 Pazartesi

Yaşam sık sık sağ gösterip sol vuruyor...

Anneannem hep "hayatın dikenli yolları" deyimini kullanırdı. Yaşam gerçekten de dikenli bir yol. Bazen bir güç geliyor insana, can havliyle ilerliyorsun, bazen dikenler öyle katlanılmaz geliyor ki, düşmeyi bile umursamıyorsun. Yaşam hiç dümdüz ilerlemiyor. Dünyanın, ikilik ya da karşıtlık mı demeliyim, prensibi aynen geçerli; gece gündüz, iyi kötü, güzel çirkin. Bazen çok büyük haksızlık geliyor bana bu karşıtlıklar, bazen de yaşam bu karşıtlıklar olmasa tüm anlamını yitirir diye düşünüp avutuyorum kendimi. Ah, bilemiyorum, keşke bilebilsem, keşke bilebilsek... Keşke, keşke kelimesinden kurtulmanın bir yolu olsa.

Bu şiir VD'nin yazdıklarından. Eski, aslında dünya zamanıyla çok yeni ama benim için eski ve anlamı büyük. Şu anda iyi gelecek işte.

içinden geçerken kemirgenliğin sesi
tut ki çocukluğun deniz mahsülleri ofisi
daha çocukken döndürmüşler seni
bu dut yemiş bir bülbülün hikayesi
ne uzaktı o zaman ankara'daki telgraf telleri
ve üstündeki kuşlar kalkmadan ulaşmazdı sana haberi
bir yüzünde dut bir yüzünde yalnızlık lekesi
bu mudur çocukluğunun noter onaylı hikayesi
işte burada döner bu şiirin burgacı
ben de yitip gittim çünkü o seslerin içinde
aynı dublaj stüdyosunda seslendirmişler bizi
şimdi gel döşeyelim hayalarına inadına alt yazı
sen anlatmadan önce de biliyordum ben bu hikayeyi
1986'da bir soba başında dinlemiştim
anlatan toprak oldu anlatılan altın
bense sadece yediğim köfteyi hatırlıyorum
geçtiğin ağaçların altına baktın hep
meyvesinden kaçtın gölgesine taş attın
ben de diyorum ki sana, aç da içine bak
ya bulursun sesini durulsun diye içi

10 Temmuz 2007 Salı

VD'nin şiirleri...

Bu benim en sevdiklerimden ve muhteşem de bir şarkı... Bu aralar duygusalım malum :) Şarkı ile birlikte söylemeyi tavsiye ederim. http://youtube.com/watch?v=PMtEUbZj8Ew. Bu aslında Makis Ablianitis'in bir şarkısı (daha önce Ciwan Haco yazmıştım, yanlışlık için özür dilerim, benim hatam), VD'den önce başka birisi, yani Cansu Koç yapınca, onun da içi yanmış, bence bu sözler çok daha fazla yakışıyor. Objektif olabildiğimi umarım. :)

ESKİDEN

Bir kış günü ayazın,
Ayazın ortasında kalsan...
Bir yaz günü çöllerin,
Çöllerin ellerine düşsen...

Kar tanesi savrulur,
Savrulur avucuna senin...
Su tanesi kavrulur,
Kavrulur avucunda senin...

Sen eskiden, güneşe dönerdin,
Gölgende ben serinlerdim iyi bilirim küçük...
Ben yanında, kışlara döndüm,
Bastığın yer bir yaz günü dondu kaldı şaşarım küçük...

9 Temmuz 2007 Pazartesi

VD'nin şiirleri...

Sabah... Herkes işte... Ben evde... Deniz sakin... Taa öte yanı görünüyor Marmara'nın... Garip bir yalnızlık... Bu şarkı muhteşem, söyleyebilmek isterdim... Okumakla yetineyim...

yalnızlık buğu bırakır
saydam camlar üstünde
zaman geçer, cam kırılır
yerlere düştüğünde
parçalar elindedir
kanatır tüm tülleri
rüzgar işlemez oradan
dağıtamaz külleri
ne bir geçen ne bir tin
camların arkasında
akıp süzülürsün
bir yağmur damlasıyla
sarkıtırsın camlardan
bakkala kaderini
sepetin boşluğuna
yazılmış bir not ile
sepet yine boş döner
tıpkı yazdığın gibi
camının buğusunda
imdat yalnızlık yazar
akşamın mihrabında
biri baksa kaç yazar
odan küçük, için boş
camlarda yansımazsın
yalnızlık ağır gelir
heyhat kaldıramazsın

küskün buğu coğalır
berrak gözler demlenir
zaman her zaman geçer
camdan kalpler kırılır

6 Temmuz 2007 Cuma

VD'nin şiirleri...

Yağmur... Yollar... İnsanlar... Ben... Bu şiir sanki herşeyi söylüyor gibi...

gitmek zorunda insan
ne yöne olursa olsun
yaşamak yolculukmuş
molalarda anladım
gitmek zorunda insan
ne yalnız olursa olsun
düşünmek çift kişilik
otel odalarında
gitmek zorunda insan
ne için olursa olsun
alışmak korkutucu
ezbere tekrarlara
gitmek zorunda insan
ne ile olursa olsun
yürümekmiş uçmakmış
menzil derdi olmadan
gitmek zorunda insan
dönecek olursa olsun
varmanın önemi yok
yollara çıktığında

3 Temmuz 2007 Salı

VD'nin şiirleri...

Bu benim en sevdiğim şiirlerden... O kadar çok şeyi, o kadar basit bir şekilde anlatıyor ki...

HİÇ

Beni kırın içim boş, dışım saydam zar,
Ayan beyan görünür, içimde ne var...

İçinizden biri gibi, yaşıyorum ya,
Sakın inanmayın, içimde dünya...
İçimden geçenleri, öğrenmek kolay,
Sakın güvenmeyin, içimde hiç var...

Beni açın özüm boş, kabuğum camdan,
Gözlere aldanmayın, görünen yalan...

İçinizden biri gibi, yaşıyorum ya,
Sakın inanmayın, içimde dünya...
İçimden geçenleri, öğrenmek kolay,
Sakın güvenmeyin, içimde hiç var...

Hiç sizden biri gibi, olur muyum ya
Yakın olma bana, hiçim ben dünya...
Hiçlikten gelenleri, tanımak kolay,
Bakın iyi bakın, içimde hiç var...

30 Haziran 2007 Cumartesi

Soluksuz yaz geceleri...

Balkonda oturmuşken, tam da dolunay soldan derin bir turuncu renk ile doğarken, tam da soğuk karpuzu yer ve düşünürken olmuş, olan, olacak şeyleri... VD'nin yazdıklarından, en güzellerinden biri...

yuvasından ayrılan bir çekirdek
ne kadar özlerse karpuzunu
öyle özlüyorum seni
soluksuz yaz gecelerinde
şimdi oturup da bu karpuzu yiyorum ya
bakma serinlemiyorum
boğazımda hala kış sebzelerinin tadı
yazlanamıyorum
çekirdekler diziliyor sıra sıra önümde
her birinin üstüne bir gözyaşım düşüyor
düştüğü yerde bir karpuz bitiyor da
her şey başa sarıyor
sonlayamıyorum...

28 Haziran 2007 Perşembe

VD'nin şiirleri...

Harika bir güne uyandım... Sarı perdeler pırıl pırıl bir güne esen rüzgarla dalgalanıyordu, ne kadar da güzel bir manzara... Ismarlama şiir yazan şairimizden bir şiir koyayım dedim günlüğe, neşemiz iyice gelsin yerine :))

patlat dedi şaire
bir şiir ince belli
doydum çirkinliklere
olsun bu 3 şekerli

şöyle bir düşündü şair,
yaktı kaşık elini
şiiriyle çayını
karıştırıp hislendi
naifçe gülümsedi
ben şair değilim ki

o zaman bir hayat patlat
dedi oradan şaire
şiirden olsun tadı
bak geçiyor oradan
kafiyeli rum kızı
sonuçta dedi şair
yaşamak ya da yazmak
seçmeliyim birini
mecaz olmadan daha
yakalayayım şu kızı

gerindi şöyle şair
taktı şapkasını
kararlı adımlarla
aldı voltasını

27 Haziran 2007 Çarşamba

Fesleğenler ne kadar güzeldir...

Bu o kadar zarif, naif bir şiir ki... VD'nin şiirlerinden biri ama bu şiire özel olarak, bir başlığı olsun istedim, bir de yeşil rengi... Kırılgan çünkü... :))

FESLEĞEN

Bir küçük fesleğen
Camımın önüne kon
Üzüntümü al
Sür yeşil yaprağına

Bir yeşil fesleğen
Renginden çal bana
Karanlığımı al
Göm hadi toprağına

Fesleğen
Fesleğen
Yok mu seni besleyen
Camın önünde
Boynun bükük de
Yok mu seni bir seven?

26 Haziran 2007 Salı

VD'nin şiirleri...

Kötü haberle başladı bugün... Hem de gece yarısından... Üzgünüm... Üzülmenin faydası olsa... Külleniyor üzüntüler ve herşeye de alışıyor insan... Diyecek başka bir şey var mı... Bu, VD'nin yazdıkları içinde en sevdiğim diyeceğim, hüznü sevdiğimden mi, yoksa çoğu şiire mi böyle diyorum, bilemedim... Herhalde ruh halimden.

sabah güneşi dediğin
bende akşam alacası
üstüne beyaz giydiğin
rakımın bulanığı
senin elin değdiğin
yerler bir ince sızı

bu akşam alacasında
bir rakı sofrasında
sızlayan yerlerime
az su doldur
be usta

değmesin eller bana
değmesin eller bana

25 Haziran 2007 Pazartesi

VD'nin şiirleri...

Bir haftaya daha başladık... Bu ajanstaki son haftam... Temmuz ve sonrası şu anda meçhul ve kimbilir ne sürprizlere gebe, umarım güzel şeyler olur diyeyim, ne diyeyim?!

Bu şiir çok çok eski şeyleri getiriyor aklıma, artık aklımda yok sandığım şeyleri... Unutmak istediğim ama unutamadığım şeyleri... Çoktan affettiğim şeyleri... Hatırlayınca güldüğüm şeyleri... Çok çok şeyleri işte...

birden ona kadar
bir numara ver bana
küçük bir kesir ayır
hayatının payında
ister çarp
ister topla
birden ona kadar
bir numara ver bana

birden ona kadar
bir numara ver bana
pi sayısı gibi uzasam
sonum belli olmasa
ya da buçuklu olsam
hesaplar ödendiğinde
ne de olsa
küsuratlar kalır akılda

birden ona kadar
bir numara ver bana
say baştan yaşadıklarımızı
kaça geldiysen söyle
söyle gönlünün abaküsünden
ne geçiyorsa
bir numara ver bana
ama bana bir daha asla seni seviyorum numarası yapma!

23 Haziran 2007 Cumartesi

VD'nin şiirleri...

Bu şiir beni çok etkiliyor, "uzak olan yakın kalır"... Öylesine doğru ki, söyleyecek başka şey yok... (Tabii ben hep şiir diyorum da aslında bu da şarkı sözü olarak yazılmış)

günle gece,
baharla kış,
kurtla kuzu,
seninle ben...
aşk ve nefret,
savaş barış,
karışıyor birbirine...

erguvani gözlerinde,
kış uykusu kalkmıyorsun...
erguvani gözlerine,
bahar gelmiş açmıyorsun...

uzak olan,
yakın kalır...
güle güle erguvanım...
yetiş bana dedin ama...
sen akrep,
ben yelkovanım...

erguvani gözlerinde,
kış uykusu kalkmıyorsun...
erguvani gözlerine,
bahar gelmiş açmıyorsun...

22 Haziran 2007 Cuma

VD'nin şiirleri...

Madem İskeçe'ye gidemedim, bari bir şiir koyayım günlüğe de yüreğim şenlensin :))

EZBERİNA

bir sevgilim vardı
ezberina adı
küçük bir çocukken
hafızamda yaşardı

ezberina şarkılar söylerdi
kulağımın içinde
sözleri şöyle bir şeylerdi:
unutacaksın beni
unutacağın gibi her şeyi

tam 22 yıl geçti
sanki evden çıkmışım gibi
bir şey unuttuğum aklıma geldi
işte o sırada başladı yine şarkı
demiştim ben sana
unutacaksın beni
unutacağın gibi her şeyi

bir sevgilim vardı
şarkı biterken
unuttum adını

21 Haziran 2007 Perşembe

VD'nin şiirleri...

Bu şiir beni çok etkiledi, önce yeni yazdığını sandım, sonra baktım yok eskiden yazılmış bir şiiriymiş... Yorumsuz yayınlayayım dedim, o da olmadı. :)) Ben çok seviyorum bu şiirin tarzını, matematiğini ya da armonisini mi desem... Neyse, gerçekten de yorum yapmayayım... Sadece tadına varayım...

bir şeyler var
arkadaşım
lakin
mecalim yok
anlatmaya
dinlesen de
aklında bırakacak
mecazım yok
dağarcığımda
hoş
anlatmaya calıştığımın
sende meali yok
arkadaşım
hani var bir şey
sende karşılığını bulacak ama
onu da söylesem
meramı yok

bir şeyler var,
varolmasına
da arkadaşım
anlatamam
mümkünü yok

20 Haziran 2007 Çarşamba

VD'nin şiirleri...

Bu o kadar zarif, naif bir şiir ki (aslında şarkı sözü olarak yazılmış da ben şiir olarak algılıyorum) insanın içini titretiyor... Çok sevdiklerimden biri...

her gece ben, gece ben
senin dibinde
bana sakın uyu deme
bu gece son, gece son
o dizlerinde
bana sakın büyü deme
uyuyamam, büyüyemem
büyüyemem inadına
uyuyamam, büyüyemem
büyüyemem

tüm dünya, dünya
benim peşimde
hadi artık büyü diye
ben sade, sadece
kendi izimde
bana sakın büyü deme
uyuyamam büyüyemem
büyüyemem inadına
uyuyamam büyüyemem
büyüyemem

19 Haziran 2007 Salı

VD'nin şiirleri...

Bugün en sevdiklerimden birini seçtim... Bir şeyler yazmak istedim ama zaten şiir ruh halimi iyi anlatıyor... Kendimi bıraktım sözcüklerine...

çek çek kürekleri
rüzgara karşı
ne kadar önüne alsan da
hayat sana karşı

çek çek kürekleri
akıntıya karşı
korkma boğulmazsın
hayata karşı

17 Haziran 2007 Pazar

VD'nin şiirleri...

HG'nin kareleri gibi bundan sonra VD'nin de şiirlerini buraya koyacağım... Kendisi iyi bir şair olduğunu kesinlikle kabul etmese de ve kendi çapımda kelimelerle oynuyorum dese de... Ben aşağıya sadece 20 saniye içinde yazdığı dizeleri koydum... Benim fikrim budur, ben şiirlerini seviyorum, siz de kendi adınıza karar verin artık.

yelkenin mutluluğu rüzgardır
denizin tuz
bulutun mutluluğu yağmur
çiçeğin öz
ateşin mutluluğu sıcaktır
biraz da köz
insanın mutluluğu nerede
sıkıysa çöz