1 Ağustos 2007 Çarşamba

Toplantıda ağladım...

Evet bir bu eksikti... Toplantıda ağladım. Yeni işim, 3. günüm, müşterimle ilk tanışmam ve ben ağladım. Tabii hüngür şakır değil canım ama gözlerim doldu... Hikaye çok etkiledi beni. O yüzden günlüğe yazayım dedim. Herkes ağlasın. :)

Yeni patronum Melih Kibar'ın arkadaşıymış. Hikayeyi o anlattı. Malum Melih Kibar ve Çiğdem Talu birlikte mükemmel şarkılar üretmiş, aralarında çok özel, kolay rastlanmayacak bir ilişki olan bir çift. Birlikte güzel şarkılar ürettikleri dönemde, 70'li yılların sonunda Melih Kibar İngiltere'ye master eğitimi yapmaya gidiyor. Yine, mektuplar vasıtasıyla karşılıklı şarkılar üretmeye de devam ediyorlar. Melih Kibar büyükçe bir evde yaşamakta. Çok çok fırtınalı, camlardaki panjurların vurduğu çok yağmurlu bir gecede, evde boş bir salonda bir piyano keşfediyor. Yanında da eski kocaman kayıt teyplerinden var. Alıp geliyor ve o fırtınalı geceden de ilham alarak bir melodi çıkarıyor. Melodiyi beğeniyor, şarkı halinde çalıyor ertesi gün ilk postayla Türkiye'ye yolluyor. Aynı gece, Türkiye'de, Çiğdem Talu da, hem ona olan özlemin de etkisiyle, meşhur "Fırtına" şarkısının sözlerini yazıyor ve ertesi sabah postayla Melih Kibar'a yolluyor. Karşılıklı mektupları aldıklarında şok oluyorlar çünkü ayrı ayrı yazdıkları şeyler herşeyiyle (evet çok olanaksız gibi ama), hem kavramsal yapısı, hem notası ile birebir birbirine uyuyor.

İşte hikaye bu. Bu derin sevgi, bu ilişki... Söyleyecek şey bulamıyorum. Böyle sevgiler kaldı mı? Belki de kalmıştır. Belki de böyle tanımsız, uçsuz bucaksız sevgiler hala vardır. Umarım vardır. Ben inanıyorum, sonsuz sevgiye hala inanıyorum. Hala yılmadım. Klasik kadın erkek aşkından daha derin ve fiziksellik üzerine inşa edilmemiş, iki insanın ruh birlikteliğine, ısrarla, inatla inanıyorum. :) Hayalci bir kadınım ben. Sıradan ve hayalci bir kadın.

2 yorum:

Guzide dedi ki...

Yillarca once TRT'de Melih Kibar ve Cigdem Talu'nun katildigi bir tv programini animsiyorum. Orada bu olayi konu etmislerdi ama hikaye sanki soyleydi : Melih Kibar besteledigi muzigi kasetle Cigdem Talu'ya yolluyor. O da dinledigi muzige Firtina'nin sozlerini yaziyor...Bu da bana cok etkileyici gelmisti.
G

EA dedi ki...

Muhtemelen hikayenin doğrusu öyledir... Bana da o şekilde olması daha mantıklı gelmişti. :) Ama benim dinlediğim versiyon bu.