26 Temmuz 2007 Perşembe

İçimdeki Çocuk...

İstemiyorum... İçimdeki çocuk büyüsün istemiyorum... Hep bir yerlerde yaşasın, açığa çıksın... Zaman zaman çıkıp sokaklarda yakan top oynamak istiyorum... Ramazan pidesinin tamamını bir kavanoz Nutella ile yemek istiyorum... Divan'ın altına girip bebeklerimle oynamak istiyorum, doya doya çizgi film seyretmek, kağıttan bebek elbiseleri yapıp sıra sıra dizmek onları... Ne olur sanki 2 kilo mandalinayı oturup yesem şöyle akıta akıta ya da ip atlasam zıplaya zıplaya iki arkadaşım tutsa da iki ucundan... Bol bol Pıtırcık okusam sıkılmadan ya da saatlerce yüzsem denizde çırpına çırpına, dudaklarım mosmor olana kadar... Bahçede kaplumbağalarla oynamak, sincaplarla, ağaçlara çıkıp dut yemek her yerim kıpkırmızı olana ve midem çatlayıncaya kadar... Annemi beklemek kapıda göbeğime bir sürü resimler çizerek...

Ne kadar güzelmiş ya çocukluk günleri... Ne kadar güzelmiş özgürlük duygusu, yaz tatilleri, bahçe, manolyalar, tavuklar, horozlar, civcivler, kertenkeleler, kuşlar... Masmavi gökyüzü, doğan güneş, batan güneş... Kışın dizboyu yağan, asla çamur olmayan kar... Hasta olup yatmak, herkesin etrafımda pervane oluşu... Sıcacık sobada kestane pişirmek ve mısır patlatmak... Elektrikler yanmasa da gaz lambasında hikayeler okumak (yeni okumayı öğrendiğimde "Kadife Piliç" favorimdi)... Küçük Ev'i seyredip hüngür şakır ağlamak... Yeşil çayırlarda yatıp debelenmek... Kuru köfte ve patatesle ormana gidip piknik yapmak... Vapura binip martılara ekmek yedirmek... Moda Kadınlar Plajı'nda çift kaşarlı tost yemek ve kadınları seyretmek geze geze (tuvaletin kapısındaki yaşlı teyzeden ölümüne korkarak tabii)...

Çok güzelmiş... O günler güzelmiş... İstanbul güzelmiş... 70'li yıllar güzelmiş... Çocukluk güzelmiş... Büyümeyi beklemek güzelmiş... Hayaller kurmak, acele etmemek, resimler yapmak, büyünce ne olacağına karar vermeye çalışırken her gün fikir değiştirmek...

Büyümek güzel... Olgun bir kadın olmak... Acılar yaşamak, mutluluklar... Her şeye rağmen güzel... Ama içindeki çocuk yaşıyorsa, ne kadar acı çekersen çek yeniden başlayabiliyorsan eğer, gülebiliyorsan hala ağlarken... Yaşamak her türlü pisliğine, acılarına, haksızlıklarına, hayal kırıklıklarına rağmen daha kolay geliyor sanki...

2 yorum:

nirva dedi ki...

pıtırcık haa!çocukken en sevdiğim kitaplardandı. tüm seriyi okumuştum. bazısı hala aklımda. pıtırcık'a bir öpücük, pıtırcık kampta ....v.s. yenisi çıktı okudun mu :P

EA dedi ki...

Okumaz mıyım? Hala okuyorum, hatta Fransızcaları bile var, en güzel okuduğum kitap o, zaten Fransızcam da o kadarına yetiyor. :))